Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir uygulamayı tanıtacagım. Android cihazımda müzik dinlerken karşılaştığım bir sorun olan, ses takılmasının nasıl çözüldüğü hakkına sizlere bir çözüm sunacağım. Böyle bir sorun ile karşılaşanlar için alternatif bir çözüm olur ve ben de nasıl çözdüğümü anlatırım. Tabi bu konuda garanti vermiyorum, sadece neler yaptığımdan bahsedeceğim. Sorun İlk olarak sorundan bahsedeyim ben. Müzik uygulamasından müzik dinlerken ses kesiliyor ve bir müddet sonra müzik kesildiği yerden devam ediyor. Daha sonra yaklaşık olarak 15-20 saniye müzik çalmaya devam ediyor ve tekrar ses kesiliyor. Ses kesildikten sonra ise ilk baştaki gibi müzik çalmaya devam ediyor. Bu ses kesikliği ise 1-2 saniye oluyor ve haliyle insanın sinirini bozuyor. Bu döngü ise müzik bitene kadar devam ediyor.
Sorunun nedenini hala anlamış değilim ama kendimce 2 tane çözüm buldum ve bu sorunla karşılaşanlar nasıl çözdüğümü öğrenip kendi cihazlarında uygulayabilirler. Nasıl Çözdüm? Çözüm 1 Kendi bulduğum ilk çözümüm, Play Store'dan "VLC" ya da "Stellio Music Player" adlı uygulamalardan birini indirmek. Bu uygulamalardan müzik dinlendiğinde bahsettiğim sorun ile karşılaşılmıyor. Zaten "Stellio Music Player'ı da sizlere kullanmanız için önerebilirim. Çözüm 2 Gelelim ikinci çözüme. Bu sefer Play Store'dan equalizer destekli herhangi bir müzik çalar indirin. (Benim önerim, Phonograph uygulaması olacaktır. Uygulama her yönüyle çok iyi.) Equalizer destekli müzik çalar uygulamasından dinlemek istediğiniz müziği oynatın ve müzik çaldığı esnada equalizer seçeneğini açıp kapayın. Sorun ortadan kalkacaktır. Fakat bu işlemi her müzik dinlediğinizde yapmanız gerekiyor (Aman ne olacak, altı üstü birkaç salise!).
Benim bulduğum çözümler bunlardı. Sizlerin bildiği başka çözümler varsa söyleyebilirsiniz. Aranızdan daha önce böyle bir sorunla karşılaşan oldu mu? Sizlerin bu çözüm hakkındaki düşünceniz nedir?
Evet arkadaşlar son zamanlarda izledigim sizinde izlemeniz için mithiş bir şekilde tavsiye ettigim bir film. Film 2003 yapımı bir kore filmi fim bir adamın kaçırılıp hapis edilmesiyle başlıyor ve intikamla sürükleyici bir anlatım kazanıyor daha fazla spoiler vermeden size filmin ödüllerinden bahsetmek istiyorum.
Ödülleri
57. Cannes Film Festivali
Jüri Grand Prix Ödülü Park Chan-wook
Elendi de Palme D'or Park Chan-wook
Grand Bell Ödülleri – Güney Kore 2004
En iyi yönetmen – Park Chan-wook
En iyi aktör – Choi Min-sik
En iyi yapım – Kim Sang-beom
En iyi aydınlatma – Park Hyun-won
En iyi müzik – Yeong Wook Jo
37. Festival Internacional de Cinema de Catalunya - Sitges 2004
Maria Ödülü (En iyi film)
José Luis Guarner Ödülü (Critics' En iyi film)
Bergen International Film Festivali 2004
Audience Ödülü
British Independent Film Ödülleri 2004
En iyi film
Avrupa Film Ödülleri 2004
Elendi Screen International Ödülü
arkadaşlar filmi herkeze öneriyorum. İzledigim endegişik filmlerden.
Merhabalar. Kısa süre önce okuduğum bir romandan bahsetmek istedim. Meşhur Sherlock Holmes'i duymayan yoktur herhalde. Sir Arthur'un hayali dedektifi...
Hatta sadece kitapla kalmayıp Sherlock Holmes adına filmler ve diziler de çekilmiştir. Az önce baktım da Sherlock 200 kadar film, 75 kadar da dizide canlandırılarak Guiness'e adını yazdırmış. Okuduğum "Kızıl Doysa" adlı roman Sir Arthur'un Sherlock Holmes'i ortaya çıkardığı ilk romandır. Söylentilere göre ilk romanında pek de başarılı olamamıştır. Fakat günümüzde en çok okunan dedektiflik romanlarından biri olduğunu söylemekte fayda var.
Romana geçmeden öncesi daha önce yazdığım Sherlock Holmes'dan Sözler ve Replikler adlı yazıma da bir göz atabilirsiniz.
Kızıl Doysa, diğer Sherlock Holmes kitapları gibi bölüm bölüm değil, tek bir hikayeden oluşmaktadır. Herhalde Sir Arthur'un ilk romanı (Sherlock ile ilgili) olduğundan acemiliğine gelmiştir, romandaki olayı Sherlock kendi zihninde çözüp, sonuçlandırıyor ve çözüm aşamalarından bahsetmiyor. Dava kapandıktan sonra ise uzunca katilin hayatından bahsediliyor ardından Sherlock olayı nasıl çözdüğünü anlatıyor. Tabi Watson bilindiği üzere anlatılanları kaleme döküyor.
Kızıl Doysa için uzun soluklu okunabilecek dedektif romanlarından birisi olduğunu söyleyebilirim. Herkes için de tavsiye ederim.
Roman Hakkında
Roman Adı: Kızıl Dosya
Roman Yazarı: Sir Arthur Conan Doyle
Roman Çevirmeni: Deniz Akkuş
Sayfa Sayısı: 196
Roman Basım Tarihi: Kasım 2015
Fiyatı: 9,90
Merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır yazmak istediğim fakat vakit bulamadığım veya yazmaya üşendiğim (kuvvetle muhtemel) bir konudan bahsetmek istiyorum sizlere. Fikrimce ülkemizde tartışılması gereken en önemli konulardan biri olduğunu düşünüyorum.
Birçoğumuz gerek boş vaktimizde gerek çalışırken gerek benim gibi yazı yazarken müzik dinliyoruzdur. Peki ne tür müzikler dinliyoruz? Türk sanat müziği, rap, arabesk, pop… Yeni neslin birçoğu (özellikle 18 yaş altı) çoğunlukla pop müzik dinliyor gözlemlerime göre. Aslında bu gerçekten milletimizin gerek ahlaki değerlerini gerek diğer manevi değerlerini kaybetmelerindeki nedenlerden biri. Hiçbirimiz şu fani dünyada kalıcı değiliz, bizlerden sonra da yeni bir nesil gelecek. Her ne kadar yaşım 30-35 olmasada bir şeylerin bilincinde olarak benden sonra gelecek olan neslin durumunu üzüntü ile izliyorum. Benim zamanımda diyerek klişe bir cümle kurmak istemiyorum ama bundan 10 sene öncesinin çocukları ile şimdiki zamanın çocukları arasında kıyaslama yaparsak neleri kaybettiğimizi rahatlıkla anlayabiliriz sanırım.
Konuyu çok fazla dağıtmadan ülkemizdeki pop müzik kültürünü konuşmaya devam edelim. Bu kadar anlamsız ve saçma sözlerin bir araya gelerek müzik olmasını inanın şaşkınlıkla karşılıyorum. Bunun için çok uzağa gitmenize gerek yok. Hadise’nin yanlış bilmiyorsam son çıkan şarkısı Nerdesin Aşkım’ın sözlerini okumanız yeterli. Bu kadar saçma bir şarkı yapıp da Hadise’nin sadece fiziğini kullanarak popüler olması tamamen farklı bir yazı konusu. Örnekleri tek kişi üzerinden vermek yerine daha da çoğaltabiliriz. Atiye, Hülya Avşar, Bengü, Tuğba Ekinci vs.
Her şeyden öte pop müziklerin ahlaki yozlaşamaya neden olduğunu hatta ahlaki yozlaşmanın nedenlerini sıralarsak ilk beşe bile girebileceğini düşünüyorum ben. Mesela Hadise’nin o kadar saçma şarkı yapmasına rağmen klibinde giydiği kıyafetler, absürt dansları Hadise’yi popüler yapıyor ve izlettiriyorsa burada bir sorun vardır. Bir başka örnek Murat Dalkılıç’ın Bir Güzellik Yapsana şarkısı. Özellikle nakarat kısmındaki “bir güzellik yapsana, gece benle kalsana, kitabına uydur gel, uysa da uymasa da, çekeceğin var elimden, alacaklıyım teninden, ne dediğimi anladın sen, acil durum uyansana” sözleri sanırım her şeyi apaçık ortaya koyuyor. Ben bunu geçenlerde Twitter’da dile getirdiğimde Murat Dalkılıç’ın ergen diye tabir ettiğimiz fanları resmen bana savaş açmıştı. Aralarında taparcasına Murat Dalkılıç hayranı olanlar dahi vardı. Mesela Tuğba Ekinci’nin “o şimdi asker canı neler ister, uykuda mevlam beni ona göster” sözlerini açıklamama gerek yok sanırım. Bu derece ahlaktan yoksun sözler aylarca televizyonlarda dinletildi bizlere.
Birde sizlere şunu sormak istiyorum; istisnalar haricinde herhangibir pop müziğin kalıcı olduğunu gördünüz mü? Mesela 2002 yılının en revaçta şarkısı olan Nez’in söylediği Sakın Ha şarkısını kimler hatırlıyor? Veya yine aynı yılın revaçta şarkılarından biri olan Petek Dinçöz’ün söylediği Foolish Casanova şarkısını şuan hala söyleyen var mı? İstisnalar haricinde pop müzikler unutulmaya mahkumdur. Bu müzikler unutulduğu gibi bunları söyleyenler de orasını burasını açmadıkça veya magazin haberlerine konu olmadıkça unutuluyor. Ama Türk sanat müziği öyle mi mesela? Fikrimin İnce Gülü şuan bile günümüz sanatçıları tarafından yorumlanıyor. Radyoda bu şarkılar çıktığı zaman insan bir farklı olmuyor mu? Veya biz Zeki Müren nasıl unutulabilir? Aynı şekilde türkülerimiz… Neşet Ertaş dinleyip de ben sevmedim diyeni hiç duymadım ben. Veya bir Mihriban aradan yıllar geçmiş olsa da yıllar geçecek olsa da unutulmaz.
Bu yozlaşmayı nasıl engelleyebileceğimize gelirsek bu müziklerin dinlenildiği aletleri kaldıramayacağımıza göre iş tamamen ailede bitiyor. Ailenin bilinçli olup o bilinci çocuğuna da aktarması gerekli. Yoksa bizi bu şekilde içten yiye yiye bitirecekler.
Bu yazımda organik hitinizi nasıl artıra bileceğiniz konusuna değinmek istiyorum. Emin olun google gibi arama motorlarından ve sosyal medyadan gelen organik hit, bütün hit çekme programlarından gelen girişlerinden bile daha önemlidir.
Öncelikli olarak içeriğiniz özgün ve kaliteli olmalı belki her yerde bu yazıyor zaten diyebilirsiniz ama önemli. Kimse kopyalanan olmak istemez ve kopyalama yapanı da kimse sevmez.
Her konuda yazmayın ki arama motorları ne olduğunuzu bilsin. Mesela sadece klavyeler ile ilgili bir siteniz varsa google'da klavye fiyatları, en iyi klavye ve diğer klavye aramalarında sizi gösterir çünkü klavye sizin işiniz.
Çok aranan bir konuyu ilk siz yazmıyorsanız yönelmeyin sizden önce yüzlerce kişi o konuya atlamıştır çünkü. Böyle organik hitiniz artmaz.
Yazılarınızda SEO'ya etiket gibi özellikleri doğru kullanın 100 karakter yazı yazıp 200 karakter etiket sınırını zorlamanın bir önemi yok, yazı başlığınız yazınızda ne anlatıldığını okuyucuya hemen belli etsin, alt başlık kullanın. Arama açıklamasını etkinleştirip yazdığınız yazılara öyle açıklamalar girin ki arama sonuçlarında arama açıklamasını gördüğünde ne yazmış bu böyle bir bakayım deyip tıklasın. Ancak içeriğiniz kötü ise etiket, arama açıklaması gibi şeylerin bir önemi yoktur. Arama açıklamasını okuyup tıklayan insan 2 saniye durmadan çıkar siteden içerik yoksa.
Şu an en çok kullanılan arama motoru Google diye organik hitinizi sadece sitenizi Google ile optimize ederek sağlamayın. Geleceğe yatırım yapın Bing, Yohoo, Yandex yağdırın gitsin.
Kaliteli ve düzenli yazın. Her gün değişik değişik yazacağınıza ayda 1 defa çok kaliteli yıllarca faydalanabilecek şeyler yazabilirsiniz.
Arama motorlarından sonra en iyi hit kaynağı sosyal medyadır. Sosyal medya hesaplarından siteniz ile aktif olmanız ve takipçisi çok olan hesaplar kullanmanız sizin faydanızadır. Buna artı olarak popüler hashtagleri kullanarak da paylaşımlar yapmanız faydalı olacatır.
Arama trafiğinizi değerlendirmek de önemli hususlardandır. Sizi hangi yazınız ile nasıl bulduklarını, anahtar kelimeleri analiz edebilir o kelimede ilk sıraya oynayabilirsiniz.
Arama motorlarında daha yukarı çıkmak için toplistleri de kullanabilirsiniz ancak bana kalırsa DMOZ'dan başkasını tercih etmeyin.
Forumlarda imza kısmına sitenizi yazabilir yeni siteler-tavsiye ettiğiniz siteler bölümü varsa orada da sitenizi tanıtmanız faydalı olacaktır.
Organik hiti isterseniz hiçbir şey yapmadan da arttırabilirsiniz. unun için sadece yazmanız ve sabrınız olması gerek o kadar.
Merhaba arkadaşlar ilk kagıt parayı sizce kim buldu ?
Dünyada ilk parayı başkaları bulmuş olsa da ilk kağıt parayı ilk kağıdı bulanlar yani çinliler M.S.806 yılındabulmuştur. Şimdiki kullandığımız paraların atası çinlilerdir. Çinlilerin pamuktan yaptığı bu para 17. yüzyıldan sonra batıda kullanılmaya başlanmıştır.
Merhaba arkadaşlar yazıma hoşgeldiniz inşallah güzel vakit geçirirsiniz.
1 yıl anaokulu + 4 yıl ilkokul + 4 yıl ortaokul + 4 yıl lise + 4 yıl üniversite eşittir hayatımızdan giden neredeyse 20 yıl. Her biri birbirinin temeli tamam peki hiç düşündün mü değer mi diye.
Çalışmak ile geçireceğin bu yıllarda başka ne olurdu diye okulların sınav ödev performans stresi olmadan ne olurdu diye. Cevabı basittir aslında daha uzun yaşam herkes bilir stressiz yaşamın daha sağlıklı ve uzun olduğunu. Peki ya daha 5 yaşında anaokulunda başlayıp ödev stresine girerse ne olacaktır. Her yer için aynı şeyi söylemek olmaz tabi ki ama çoğunluğunda öyledir. Kreşe giden bilir yemek yedirmek için mesela uzun sürede yemek yiyen çocuklara oradaki öğretmenler kızardı. Böylece daha hızlı yeme zorunluluğu hissettirirdi. Kuşkusuz okula gidip eğitim almak, bilgilenmek, yeni şeyler öğrenmek pek önemlidir ancak Türkiye'deki eğitimin diğer ülkelere nazaran daha zayıf olduğunu araştırmalara da bakarak anlayabiliriz ki yurt dışına çıkabilme durumu olan her yıl 50 bin öğrenci yurt dışına eğitime gidiyor. Buna oradaki eğitimi bitirdikten sonra iş bulabilme imkanı daha çok olması da etki ediyor. Peki bu okullarda sınavlar performanslar konusuna gelirsek hepsinin ayrı bir dert olduğunu söyleyebilirim eminim ki bunlar olmasa öğrenciler daha başarılı ve gelecekleri daha iyi olacaktır. Başta yazdığım sorunun cevabına gelince bana sorarsanız değerli kısmı çok az unca yıllık emek ödevler sınavlar çalışmalar peki ya sonra 10 yıl sonra mesela okullar bittikten daha 30 yaşındayken unutursun gider...
Merhaba arkadaşlar dönerciler adlı yazıma hoşgeldiniz. Fark etmişsinizdir artık her tarafta dönerci var hepsi de baya satıyor anlamıyorum eskiden oturduğum yerde bir tane dönerci vardı sabit fiyat 4 lira et döner alırdım arada şimdi çeşit çeşit hepsi de 15 20 liraya satıyor kazık resmen sanki çok zenginiz dönere farklı isimler takıp fiyatı 3 katına çıkarmak nedir ya...
Koyduğu eti al tart aynı gram daha az lezzet aklıma tekir şey geliyor insan daha çok para verdiği için daha lezzetli sanıyor olabilir. Bu böyle devam ederse Türk dönerinin tadı bozulacak bilirsiniz daha fazla üretmek için bir şeyler katacaklar falan. Dönerci dükkanlarının da bazılarının sadece adı dönerci içine bir giriyorsun dönerden başka her şey var.
Allah sizi inandırsın bir kere girdim 5 lira vardı cebimde eve dönüyorum döner ne kadar dedim adam dedi 17 liraya porsiyonlar var dedi en ucuzunu sordum 7.95 tl dedi tamam ben bi dolaşayım deyip çıktım dükkandan rezillik :D
Buradaki yazımda başlık ve açıklamasında belirttiğim gibi, Blogger'da yazdığınız yazıları tabiri caizse arama motorlarına nasıl sevdirebileceğiniz hakkında birkaç şeye değineceğim. Umarım faydasını görürsünüz. Daha önceden de bu yazının demosu niteliğinde olan "Blog'da Yazı Yazarken Dikkat Edilesi Şeyler" adlı yazıma da bir göz atabilirsiniz. Şimdiki yazacaklarım daha önceki yazmış olduğum yazının bir tık fazlasıdır, haberiniz olsun.
İster Blogger, ister Wordpress, isterse de diğer platformlar olsun, yazdığımız yazıları arama motorlarının beğeneceği türden yazmalıyız. Nasıl ki bir manava gittiğimizde çürük olan bir sebze ya da meyveyi seçmiyorsak, arama motorları da tabiri caizse çürük yazıları yukarılarda göstermek istemiyor. Yazılar yukarılarda olmadığından dolayı amacımıza ulaşamayacak ve gerekli kitleye istediklerimizi iletemeyeceğiz. Hal böyle olunca yazı yazarken birtakım şeyleri uygulamak ve dikkat etmek gerekir. Gelin bu dikkat etmemiz gereken şeylere biraz daha yakından göz atalım!
Başlık ve Yazı İçeriği
Daha önceden indexlenmemiş bir başlık, sizler için en iyisi olacaktır. Ayrıca başlık kullanırken daha dikkat çekici olmasına ve (Türkçede olduğu gibi) her kelimesinin ilk harfinin büyük olmasına dikkat etmek gerekir. Son olarak kullandığınız başlık "Etiketler" kısmında kullandığınız anahtar kelimelerden birini ya da daha fazlasını içermeli ki yazılarınız daha yukarılarda görünebilsin. Diyelim ki kullandığınız ana anahtar kelime "Blogger"olsun. Yazı başlığında da "Blogger" kelimesinin geçmesi gerekir.
Yazi içeriği içinse, ilk olarak özgünlük şarttır. Her yerde karşınıza çıkıyor değil mi özgünlük kelimesi? Hemen biraz açıklık getireyim şu olaya. Özgünlükten kastım, yazacağınız yazıyı kendi cümleleriniz ile yazmak, alıntı yapmamak, kopyala-yapıştır asla ve asla yapmamaktır. Çünkü Google bu tarz şeyleri anlamayacak kadar basit bir şey değildir.
Diyelim bir yazıyı kopyala-yapıştır yöntemi ile paylaştınız. Öncelikle emek hırsızlığı yapmış olacaksınız ki bu hem suç hem de islami yönden uygun değil. Her neyse işin blogi (:D) yönünden bakarsak Google, paylaştığınız yazıyı kesinlikle ve kesinlikle kopyala-yapıştır ile paylaştığınızı anlayacak ve cezayı yapıştıracaktır. Bu ceza ile birlikte yazılarınız arama motorlarında bile gözükmeyecektir.
Az çok özgünlüğü anlattım. Şimdi ise yazının nasıl olması gerektiğine geçelim. Yazının muhakkak Türkçe yazım ve imla kurallarına uygun bir şekilde yazılmasına özen gösterilmelidir. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da Google, yazım ve imla kurallarına uymuş ya da uymamış bir yazıyı seçebilmektedir.
Yazınız en azından 250 kelimeden fazla olmalıdır. Söylentiye göre Google 250 kelimeden az olan yazıları değersiz olarak kabul etmektedir ki bu da biz yazarların canını sıkabilir. Aslında önemli olan kelime sayısı değil, özgünlükle beraber yazım ve imla kurallarına uygunluktur diye düşünüyorum. Yazınızın kelime sayısını öğrenmek için buradaki yazımda bulunan "Word Count" eklentisini kullanabilirsiniz.
Yazdığınız yazıları sıkışık bir şekilde değil de gerektiği yerlerde paragraflara ayırarak, paragraflar arası eşit bir şekilde boşluk bırakarak daha derli toplu yazmak gerekir. Ayrıca yazı içerisinde kalın (bold), eğik (italik), altı çizili (underline), fosforlu gibi yazı çeşitlerini de kullanmak gerekir. Özellikle anahtar kelimeleri bu gibi yazı çeşitlerini kullanarak yazdığınız taktirde Google'ın yazınızı anlaması daha kolaylaşacaktır.
Yazının ilk 100 kelimesi içerisinde ana anahtar kelimeyi kullanmak çok faydalı olacaktır. Ayrıca ana anahtar kelimenizi yazınızın tamamında %3 ile %5 arası kullanmanız gerekmektedir. Bu da demek oluyor ki, 300 kelimelik bir yazı yazdıysanız, anahtar kelimeyi 9 ile 15 arası bir sayı kadar kullanmanız gerekmektedir. Fazlası spam olarak algılanabileceğinden ceza yeme olasılığınız artacaktır.
Yazı içeriğinde başlık(lar) ve alt başlık(lar) kullanmak hem ziyaretçi için kolaylık olacak hem de Google tarafından yazınız daha kolay ayrıştıralacaktır. Son olarak yazınızın düzenli olması ziyaretçiler açısından her zaman önem kaynağı olacaktır. Bu da arama motorlarındaki sıralamanızı etkileyen bir durumdur.
Başlık ve yazı içeriği hakkında söyleyeceklerim bu kadardı. Elbette ki unuttuğum, bilmediğim, yanlış yorumladığım ve benzeri bazı konular olacaktır. Sizler bu hata ve eksiklikleri belirtmeniz halinde yazımı düzelteceğimden emin olabilirsiniz.
Görsel
Kesinlikle yazınızın içeriğinde en az bir adet görsel kullanmalısınız. Bu görsel, ziyaretçi açısından göze hitap edecek şekilde olmalıdır. Görseliniz yüksek çözünürlüğe sahip olmalı ve görsel adının "x10aıghaa234.png" yerine "Yazınızın Başlığı.png" şeklinde olması çok daha iyi olacaktır.
Görselinizin mutlaka yükseklik (height) ve genişlik (width) değerlerine sahip olması gerekir. Zaten çoğunlukla otomatik olarak bu değerleri aldığından sizin dikkat etmeniz gereken şey resim boyutunun "Orjinal boyut" seçeneğin olmaması. Çünkü bu seçenekte olduğu zaman görseliniz yükseklik ve genişlik değerlerini otomatik olarak almayacaktır. Dilerseniz de yazının "HTML" bölümünden istediğiniz yükseklik ve genişlik değerini verebilirsiniz.
Görsel ile ilgili belki de en önemli konuya gelelim. Tabiki de ALT ve TITLE etiketleri. Bu konu ile ilgili birçok yazıya denk gelmişsinizdir sanırım. Fakat yabancı bir terim olduğundan dolayı anlamakta sıkıntı çekebiliyoruz. Hemen şöyle izah edeyim: ALT ve TITLE etiketleri sayesinde Google yazınızı görselden bile tanıyabilir. Bu sebeple yazılarınızın daha üst sıralara çıkması olasıdır.
Herhangi bir görsele ALT ve TITLE etiketleri eklemek istiyorsanız, görseli Blogger'ın yazı kısmına yükledikten sonra üzerine tıklayıp "Özellikler" seçeneğine tıklamanızdır. İlk boşluğa blog başlığınızı yazabilir, 2. boşluğa ise anahtar kelimeler yazabilirsiniz.
Görselinizi alıntı yapmadan kendiniz oluşturduğunuzda Google daha çok beğenecek ve bu sebeple üst sıralara çıkma olasılığınız artacaktır. Photoshop, Illustrator hatta Paint'le bile görselinizi oluşturabilirsiniz. Ayrıca programa ihtiyaç duymadan online resim düzenleyicilerinden de görselinizi oluşturabilirsiniz. Hatta online düzenleyicilerden biri olan "Canva" hakkındaki yazıma buradan erişebilirsiniz.
Görsel ile ilgili söyleyeceklerim bu kadardı. Yukarıda dediğim gibi elbette ki unuttuğum, bilmediğim, yanlış yorumladığım ve benzeri bazı konular olacaktır. Sizler bu hata ve eksiklikleri belirtmeniz halinde yazımı düzelteceğimden emin olabilirsiniz.
Yayın Ayarları
Belki de burada yazmış olduğum yazının en önemli kısmıdır. Yazı ile işiniz bittikten sonra "Yayınla" butonuna basmadan önce mutlaka bu yazdıklarımı uygulamanız gerekmektedir. Blogger yazı editörünün hemen sağ tarafında bulunan bu ayarları isterseniz yakından inceleyelim.
Etiketler
Yazınızı asıl belirleyen bir ayardır. Bu sayede yazılarınız hem Google'ın gözünde hem kategorilenir hem de yazı hakkında Google bilgi sahibi olur, tabi doğal olarak bu kategorilendirmeye göre indexleme işlemini yapar.
Bu kısımda aralarında virgül olmak kaydı ile yazınız ile ilgili birkaç tane anahtar kelime yazıp "Tamamlandı" butonuna tıklamanız yeterli olacaktır. Her şeyin fazlası zarar olduğundan bu kısmı etiket yağmuruna tutmak spam olarak algılanacağı için ceza yeme olasılığınız da artacaktır.
Program Yap
Bu kısmı kullandığınız taktirde yazınız istediğiniz tarih ve saatte yayınlanır. Blogunuzun istatistiklerine bakarak ziyaretçilerinizin en fazla hangi saatte blogunuzu ziyaret ettiğini kontrol ettikten sonra yazınızı ziyaretçi trafiğinin en çok olduğu zamanlar paylaşabilirsiniz. Daha çok ziyaretçi trafiği olduğundan dolayı yazınızın da üst sıralara çıkma olasılığı artacaktır. Yapmanız gereken şey "Program Yap" seçeneğine tıkladıktan sonra istediğiniz tarih ve saati seçip "Tamamlandı" butonuna tıklamaktır.
Kalıcı Bağlantı
Aynı başlığa ve içeriğe sahip iki yazı olsun. Birisinde "Kalıcı Bağlantı" kullanılsın ve diğerinde kullanılmasın. "Kalıcı Bağlantı" kullanılan yazının daha üst sıralarda olacağından şüpheniz olmasın. Bu ayarı kullanmadığınız taktirde, uzun başlıklı yazılarınız varsa bağlantı yarıda kalacak ve başlığınız Türkçe karakter içeriyorsa bağlantı kısmında Türkçe karakterler gözükmeyecektir. Düzenlemek için "Kalıcı Bağlantı" seçeneğine tıklayıp URL kımını Türkçe karakterler olmadan, onların yerine benzerlerini (örneğin: ş yerine s, ı yerine i, ğ yerine g gibi) yazdıktan sonra "Tamamlandı" butonuna tıklayınız. Aşağıdaki görselden işaretlediğim kısma bakarak "Kalıcı Bağlantı'nın" ne demek olduğunu daha iyi anlayacaksınızdır. Son olarak buradaki yazıma göz atarak "Kalıcı Bağlantı" ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz.
Arama Açıklaması
Bu ayar da "Kalıcı Bağlantı" ayarından bir tık daha önemlidir. Bu ayar sayesinde aşağıdaki görselde de işaretlediğim gibi blog başlığının hemen altında yazı ile ilgili açıklama bölümünü düzenleyebilirsiniz. Bu sayede ziyaretçi yazınızın ne ile ilgili olduğuna bakacak ve en belkide "Arama Açıklaması" olmayan yazının aksine "Arama Açıklaması" olan bir yazıyı tercih edecektir. Ayrıca yazacağınız açıklama metni içerisinde anahtar kelime bulunduğu zaman üst sıralara çıkma olasılılığı daha da artacaktır. Arama Açıklaması'nı düzenlemek için "Arama Açıklaması" seçeneğine tıkladıktan sonra boşluğa 1-2 cümle yazdıktan sonra "Tamamlandı" butonuna tıklamaktır. Son olarak buradaki yazıma göz atarak Arama Açıklaması ile ilgili daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz.
Bu yazımda sizlere yazı yazarken uyulması gereken birkaç kuraldan bahsettim. Bu kuralları uyguladığınız taktirde çok fazla faydasını göreceğinizden eminim. Eksik kalan yerleri tamamlayabilir, yanlış bulduğunuz yerleri belirtebilirsiniz. Anlamadığınız bir şey olduğunda her zaman yardımcı olmaya çalışırım, sormaktan çekinmeyin.
Sizlere bu yazımla az da olsa faydalı olabildiysem ne mutlu bana. Peki sizler bu yazım hakkında ne düşünüyorsunuz?
Birçok blog yazarı izlediği filmleri yorumlar, inceler ve sonunda da puanlar. Bu puanlama için Blogger'da neredeyse hiç eklenti bulunmamakta ve sadece yazı içerisinde "10 üzerinden 7 veriyorum" gibi puanlama yapılmakta. Bunun üzerine biraz araştırma yaptım ve sonucunda kaliteli bir film puanlama eklentisi buldum. Dilerseniz aşağıdaki "Önizleme" butonuna tıklayarak bir göz atabilirsiniz.
Hem bilgisayarda hem de mobil cihazlarda sorunsuz bir şekilde görüntüleyebileceğiniz bu eklenti; görüntü, senaryo, akıcılık ve oyunculuk gibi kriterleri 10 üzerinden değerlendirebileceğiniz bir alana sahip. Hemen altında izlediğiniz film ile ilgili düşüncelerinizi yazabileceğiniz bir alan var ve yanında ise filme vereceğiniz puanı içeren bir yer mevcut. Kısacası tasarım anlamında tatmin edici bir görüntüye sahip.
Kurulumu
Blogger panelinden Tema > HTML'yi düzenle seçeneklerine tıklayın.
Kodların bulunduğu alana bir kez tıklayın ve Ctrl+F tuşlarına tıklayın. Ardından arama yerine ]]></b:skin> kodunu yazıp Enter tuşuna tıklayın.
]]></b:skin> kodunun bir üst satırına aşağıda bulunan CSS kodunu kopyalayıp yapıştırın.
Yazı yazdığınız alanda bulunan HTML seçeneğine tıklayın ve aşağıda bulunan kodları kopyalayıp dilediğiniz kısma yapıştırın.
<div class="bsd-review">
<div class="review-item"><div class="review-circle">Senaryo<span>8</span></div><div class="rev-value-outer"><div class="rev-value" data-value="8" style="width:80%"></div></div></div>
<div class="review-item"><div class="review-circle">Oyunculuk<span>7</span></div><div class="rev-value-outer"><div class="rev-value" data-value="7" style="width:70%"></div></div></div>
<div class="review-item"><div class="review-circle">Görüntü<span>8</span></div><div class="rev-value-outer"><div class="rev-value" data-value="8" style="width:80%"></div></div></div>
<div class="review-item"><div class="review-circle">Akıcılık<span>9</span></div><div class="rev-value-outer"><div class="rev-value" data-value="9" style="width:90%"></div></div></div>
<div class="item-summary"><div class="review-circle-place review-box"><h4>Yorum</h4><span>Filmi başından sonuna kadar keyifle izlediğimi söyleyebilirim. İçerisinde hayattan kesitler sunarak gelen bu film; yeri geldiği zaman heyecanlandırdı, yeri geldiği zaman üzdü, yeri geldiği zaman ise sevindirdi. Birçok duygu karmaşası gibi gözükse de hepsi kendi içerisinde olup bitiyor ve bu bana göre izleyiciyi sıkmıyor.</span></div>
<div class="review-wrapper review-box"><div class="overall-inner"><div class="rev-score">7.5</div><div class="slice"><div class="fill"></div><div style="transform: rotate(270deg);" class="bar"></div></div></div><span>Film Puanı</span></div></div></div>
</div>
Yapacaklarınız bu kadardı fakat HTML kodu içerisinde kendinize göre düzenlemeniz gereken yerler var. O yerleri hemen yukarıda bulunan HTML kodu üzerinde işaretleyeceğim. Diğer kısımları ise ayrıntılı olarak aşağıda belirteceğim. Bunun dışında sorularınız varsa sorabilirsiniz.
Eklenti Düzenlemesi
"Senaryo, oyunculuk, görüntü ve akıcılık" kriterlerini kendinize göre düzenleyebilirsiniz. (Eğer daha fazla kriter göstermek istiyorsanız yazımı okumaya devam edin biraz sonra yazacağım.)
8,7 ve 9 yazan yerleri ise verdiğiniz puana göre 10 üzerinden istediğiniz sayıyı yazabilirsiniz.
width:80% vb yerlere ise verdiğiniz puan ile doğru orantılı olarak istediğiniz sayıyı yazabilirsiniz. 6 puan verecekseniz, width:60% olması gerekmektedir.
"Yorum" yazısını dilediğiniz herhangi bir yazı ile değiştirebilirsiniz.
"Filmi başından sonuna..." diye devam eden yazı yerine film hakkındaki düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
Son olarak "7.5" ve "Film Puanı" yazan yerleri kendinize göre düzenleyebilirsiniz.
Şimdi gelelim ilk maddede bahsettiğim olaya. Eğer daha fazla kriter göstermek istiyorsanız, kod içerisinde bulunan "Akıcılık" yazan yerin bir alt satırına aşağıda bulunan kodu yapıştırıp, kendinize göre düzenleyiniz.
Söyleyeceklerim bu kadardı. Bayağı ayrıntıya girdim fakat hepsi yararınıza. Dilerim sorunsuz bir şekilde eklentiyi kullanabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir sorunuz varsa da sorabilirsiniz, ben buradayım.
Merhaba arkadaşlar scripthaneniz.com ile ücretsiz Wordpress temları indirebilirsiniz veya Blogger Temaları da indirebilirsiniz. Site çok özenle yapılmış sırf ziyaretcilerin iyiligini düşünen bir site mesela Php scriptleri de indirebilir yetmedi Asp scriptleri de indirebilirsiniz.
Böyle güzel temaları ve scriptleri bize sundugu için http://www.scripthaneniz.com sitesine teşekkürlerimizi sunarız.
Merhaba arkadaşlar Bu yazımda internetin bitmesine neden olan otomatik video oynatma özeliğine değineceğim. Yazının sonunda ise bu özelliğin nasıl kapatıldığını görmüş olacaksınız.
Aslında bakarsak otomatik video oynatma gibi özellikler bana göre rezalet şeyler insanlar kendi ne isterse onu açar izler zaten böyle şeylere gerek yok. Hele bu özelliği kapatmayı bilmeyenler baya bir zarara uğramakta evdeki internetleri bitmekte paketleri çökmekte tabiri caizse. Şimdi gelelim bu özelliği nasıl kapatacağımıza, kısaca anlatacağım;
1-) İnsragram'ı açın ve profilin sağ üstünden ayarlara gelin.
2-) Ayarlar sayfasında 'Hücresel Veri Kullanımı' sayfasını bulup girin ve daha az kulan seçeneğini aktif hale getirin.
İşte bu kadar basit. Artık instagram hücresel veriyi kullanarak videoları oynatamayacak. Ama evdeki Wifi'nize çökmeye devam ediyor maalesef bunun bir çözümü yok şuan için.
Vodafone, Sony Mobile’ın süper yavaş çekim özelliğini sunan Motion Eye kameraya sahip yeni modeli Xperia XZ Premium’u çok özel bir kampanyayla pazara sunuyor.
Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, abonelerini son teknoloji akıllı cihazlarla buluşturmaya devam ediyor. Akıllı telefon pazarının lider markalarından Sony Mobile ile işbirliğine giden Vodafone, dünyanın 4K HDR ekranlı ilk akıllı telefonu olan, aynı zamanda Süper yavaş çekim özellikli Motion Eye kameraya sahip bulunan Xperia XZ Premium için “Akıl Almaz Değişim” kampanyası düzenliyor. Buna göre, geçerli modellere sahip çalışır durumdaki eski cihazını Vodafone’a getiren aboneler yeni Xperia XZ Premium’a 1.800 TL’ye varan indirimlerle sahip olabilecek.
Saniyede 960 kare hızında çekim
Derin Deniz Siyahı ve Parlak Krom renklerde sunulan Xperia XZ Premium, 4K HDR ekranıyla kullanıcıların hayatına renk katarken, Süper yavaş çekim özelliği sunan Motion Eye kamerasıyla dünyanın en iyi akıllı telefonları arasında gösteriliyor. Saniyede 960 kare hızında çekim yaparak çarpıcı görünümde videolar çekilmesini sağlayan Xperia XZ Premium, özellikle yolculuklar esnasında cepte taşınabilen bir mini televizyona dönüşerek geniş ekranıyla film izleme keyfini artırıyor. Xperia XZ Premium, kolay şarj için yeni USB Type-C™ şarj cihazı ile birlikte geliyor.